ŞEHİRLER HAFIZALARIYLA YAŞAR
Şehirler yalnızca beton yığınlarından, yollar ve binalardan ibaret değildir.
Şehirler yalnızca beton yığınlarından, yollar ve binalardan ibaret değildir.
Bir şehri şehir yapan; onun hatıraları, isimleri, sesi, kokusu ve hafızasıdır. Hafızasını kaybeden şehir, kimliğini de kaybeder.
Vatan dediğimiz şey de öyle…
Üzerinde dilediğimiz gibi tasarruf edeceğimiz bir arazi, bir arsa parçası değildir. Bize atalarımızdan kalan kutsal bir emanettir. Mehmet Âkif’in dediği gibi, bastığımız yer sıradan bir toprak değil; altında binlerce kefensiz yiğidin yattığı mukaddes bir vatandır.
Bu nedenle bir ülkenin ve şehirlerin korunması sadece sınırlarla değil, hafızayla mümkündür. O hafıza; tarihî şahsiyetlerin, manevî mimarların, bu topraklara emek vermiş isimlerin yaşatılmasıyla diri kalır.
İstanbul Eyüpsultan’sız, Ankara Hacı Bayram’sız, Konya Mevlânâ’sız düşünülemez.
Kayseri de Seyyid Burhaneddin’siz, Kocasinan’sız, Sümer’siz düşünülemez.
Ne yazık ki son yıllarda Kayseri’de bu hafızanın adım adım silindiğine tanıklık ediyoruz.
Cumhuriyet’in ilk sanayi hamlesinin ürünü olan Sümer Fabrikası, sadece bir fabrika değildi. Bir yaşam biçimiydi. Mahallesiyle, okullarıyla, sosyal tesisleriyle Kayseri’nin kaderini değiştirmişti. Sümer; çocuğun zıbınında, ölünün kefeninde, köylünün, memurun, işçinin üzerindeydi.
Bugün ise alınan bir kararla Sümer adı mahalleden silinmiştir.Gelen tepkiler üzerine Sümer Yenimahalleye dönüştürülmüştür.
Daha da düşündürücü olan; Kayseri’nin manevî mimarı Seyyid Burhaneddin adını taşıyan bulvarın, hiçbir toplumsal mutabakat olmadan başka bir isimle değiştirilmesidir.
Son olarak ise Osmanlı’nın mimarbaşı, dünya çapında bir deha olan Mimar Sinan’ın adını yaşatan Kocasinan isminin tartışmaya açılması, şehir hafızası adına son derece kaygı vericidir.
Kocasinan Bulvarı’nın bir siyasi isme dönüştürülmesi, şehirde haklı bir infiale yol açmıştır.
Şunu açıkça ifade edelim:
Siyaset gelip geçicidir, tarih kalıcıdır.
Elbette hizmet etmiş siyasilere de isimler verilebilir. Buna kimsenin itirazı yoktur. Ancak tarihî ve manevî şahsiyetlerin yerine siyasî isimleri koymak; şehrin hafızasıyla oynamaktır.
Şehirler hafızalarıyla yaşar.
Hafızayı silerseniz, tarihi silersiniz.
Tarihi silerseniz, ortak aidiyeti zedelersiniz.
Millî birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde, bu tür kararlar toplumu birleştirmez; aksine yaralar.
Bu noktada Kayseri’nin şanslı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bilgili, tecrübeli ve sahayı iyi tanıyan bir valiye sahibiz.
Sayın Valimiz Gökmen Çiçek’ten beklentimiz; bu tür kararları yeniden değerlendirmesi, şehir hafızasını koruyan bir duruş sergilemesi ve doğru olanın yanında durarak tarihe geçmesidir.
Unutulmamalıdır ki:
Yanlışın neresinden dönülürse dönülsün, orası kârdır.

0 Yorum