KİTAP OKUMAK VE FUAR
“Kitap ve okumak” deyince mesele sadece bir alışkanlık değil; insanın kendini kurma biçimi oluyor.
“Kitap ve okumak” deyince mesele sadece bir alışkanlık değil; insanın kendini kurma biçimi oluyor.
Kitap, aslında başka hayatların kapısını açan bir anahtar. Hiç gitmediğin yerleri görürsün, hiç tanımadığın insanlarla tanışırsın. Bir bakarsın Don Kişot gibi hayallerin peşine düşmüşsün, bir bakarsın Raskolnikov gibi kendi vicdanınla yüzleşiyorsun.
Okumak ise sadece bilgi almak değildir; düşünmeyi öğrenmektir. Francis Bacon’ın dediği gibi: “Okumak insanı dolu yapar.” Ama o doluluk, ezberle değil; anlamayla gelir.
Biz hep “okuryazar” deriz; gerçek şu ki biz okuruz, çok azımız da yazar. Yazmanın yaşamak olduğunu çok azımız bilir. Onun için yazmanın zor olduğunu belirtmek isterim. Yazan, yazdığının okunmasını, takdir edilmesini ister.
Dün, kıymetli büyüğüm Kadir Dayıoğlu ağabeyimle Kayseri’de açılan kitap fuarına gittik. Son gün olması nedeniyle kalabalık olacağını bekliyordum; ancak çok kalabalık değildi. Gelenlerin de daha çok “şöyle bir uğrayalım” modunda olduğunu gözlemledim.
Stantları gezerken çalışan gençlerle konuştum, kitap satışlarını sordum. “Eh işte, fena değil” diyenler de oldu; “pek iyi değil” diyenlere de rastladım.
Fuar, kitap sevenler açısından güzel bir düşünce. Bu düşünceye destek verenleri kutluyorum. En azından birilerinin elleri kitaplara değiyor, bakıyor, inceliyor; birkaç satır da olsa okuyor ya da okumaya çalışıyor. Bu bile güzel bir hareket.
Bir diğer memnuniyetim ise stantlarda onlarca gencin çalışıyor olmasıydı. Üniversite öğrencilerinin az da olsa harçlıklarını çıkarmalarına sevindim.
Kişisel olarak edindiğim izlenim ve öğrendiğim kadarıyla, çok sivrilmiş, kayda değer yazarların fuarda yer almadığını gördüm; bunu oradakiler de ifade etti. Bir eksiklik olarak da billboardlarda Kayserili yazarların görsellerine yer verilmemesi dile getirildi.
Gezdiğimiz stantların yanı sıra Kayserili şair ve yazarların stantlarını da ziyaret ettik. Hemşehrim şair-yazar Kadir Acı ve ekibinin ikram ettiği çayları içtik, sohbet ettik. Kitap satışlarının çok olmadığını, ancak gelenlerin ilgilendiğini söylediler.
Sahaflar da fuarda yerlerini almıştı. Orada Ali Peker sahafını ziyaret ettik ve Kayseri ile ilgili kitaplar aldık. Hüseyin Cömert Bey’in hazırladığı Hidayet Özkök’ün Hatıraları: Çanakkale’den Hicaz’a Harp Hatıraları adlı kitabı edindik. Ayrıca “Öteki Şehir Kayseri” kitabını alarak Kadir Dayıoğlu Bey’e imzalattım.
Ben de Geçmişi ve Bugünüyle Kuruhüyük kitabımı Ali Peker sahafına hediye ettim.
Dostlar ve kitaplar arasında güzel bir gün geçirdik. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu tür etkinliklerin şehre zenginlik kazandıracağına inanıyor ve devamını bekliyorum..

0 Yorum