Kandiller Bir Vesile, Asıl Mesele Gönüllerdeki Kandili Yakabilmek
Bazı geceler vardır; insanın kendisini, hayatını ve Rabbine karşı sorumluluklarını yeniden hatırlamasına vesile olur. Mevlid Kandili de işte böyle anlamlı zamanlardan biridir.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) dünyaya teşriflerini hatırladığımız Mevlid Kandili, yalnızca takvimde işaretlenmiş bir gece değildir. O geceyi anlamlı kılan; Efendimizin güzel ahlakını, merhametini, adaletini, sabrını ve insanlığa bıraktığı eşsiz örnekliği yeniden hatırlamaktır.
Bugün toplumumuzda zaman zaman “Kandillerin dinde yeri yoktur” şeklinde tartışmalar yapılıyor.
Bu konuda farklı görüşlerin bulunması mümkündür. Nitekim İslam tarihinde kandil gecelerinin ihyası konusunda farklı değerlendirmeler yapılmıştır. Ancak burada asıl sorulması gereken soru şudur:
Bir geceyi Allah’ı anmaya, Kur’an okumaya, dua etmeye, tövbe etmeye, Peygamberimizi hatırlamaya ve gönül kırgınlıklarını gidermeye vesile etmekte ne sakınca olabilir?
Kandili farzlaştırmak başka bir şeydir, kandili bir vesile olarak değerlendirmek başka bir şey…
Kimse “Bu geceyi kutlamayan günahkârdır” dememeli. Aynı şekilde “Bu geceyi ihya edenler yanlış yapıyor” diyerek insanların ibadet ve dua şevkini kırmak da doğru değildir.
Çünkü bizim ihtiyacımız olan şey, birbirimizi ibadet üzerinden yargılamak değil; birbirimize Allah’ı ve güzel ahlakı hatırlatmaktır.
Kandillerin gerçek anlamı da burada ortaya çıkıyor.
Asıl kandil, camilerin minarelerinde değil; insanın gönlünde yanmalıdır.
Mevlid Kandili vesilesiyle bir yetimin başını okşuyorsak, bir ihtiyaç sahibinin elinden tutuyorsak, anne-babamızın gönlünü alıyorsak, kırdığımız bir insandan özür diliyorsak, kin ve öfkemizi bir kenara bırakıyorsak, işte o zaman Mevlid’in ruhunu anlamış oluruz.
Çünkü Peygamber Efendimizi sevmek yalnızca O’nun adını güzel sözlerle anmak değildir. O’nun ahlakını hayatımıza taşımaktır.
“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” anlayışını hayatımızın merkezine koyabilmektir.
Kandiller konusunda tartışırken bazen öyle bir noktaya geliyoruz ki gecenin manası, tartışmanın gölgesinde kalıyor.
Bir taraf “Kandil bid’attir” diyor, diğer taraf “Kandili kutlamayan olmaz” diyor.
Oysa belki de hepimizin üzerinde düşünmesi gereken daha önemli bir mesele var:
Biz Peygamberimizi ne kadar tanıyoruz?
Onun merhametini ne kadar yaşayabiliyoruz?
Komşumuz açken tok yatmamayı, kul hakkından sakınmayı, yetime sahip çıkmayı, yalan söylememeyi, emanete sahip çıkmayı ne kadar başarabiliyoruz?
İşte asıl mesele budur.
Mevlid Kandili bize Hz. Muhammed’i (sav) yeniden hatırlatıyorsa, O’nun hayatını okumaya vesile oluyorsa, dua etmeye, tövbe etmeye, iyilik yapmaya ve güzel ahlaka yöneltiyorsa; bu vesileyi küçümsemek yerine onun bize ne hatırlattığına bakmak daha doğru değil midir?
Elbette ibadetlerin ölçüsü Kur’an ve sünnettir. Hiçbir özel geceyi dinin kesin bir farzı gibi göstermek doğru olmadığı gibi, insanların bu gecelerde yaptıkları dua, Kur’an tilaveti, sadaka ve hayırları küçümsemek de doğru değildir.
Bırakalım insanlar bu geceyi kendi imkânları ve anlayışları doğrultusunda değerlendirsin.
Kimi dua eder…
Kimi Kur’an okur…
Kimi sadaka verir…
Kimi Peygamberimizin hayatını anlatan bir kitap açar…
Kimi de sadece sessizce oturup kendi hayatını sorgular.
Belki de yıllardır unuttuğu bir hatasını hatırlar ve samimi bir şekilde tövbe eder.
Bundan daha güzel ne olabilir?
Mevlid Kandili’nin bize bırakacağı en büyük miras, bir gecelik heyecan değil; ömürlük bir ahlak değişikliğidir.
Bu vesileyle herkese şunu söylemek isterim:
Kandilleri tartışırken birbirimizin kalbini kırmayalım.
Kandili savunurken insanları küçümsemeyelim.
Kandilleri eleştirirken de insanların Allah’a yönelme gayretlerini değersiz görmeyelim.
Çünkü hepimizin ihtiyacı aynı:
Daha temiz bir kalp, daha güzel bir ahlak ve Rabbimize daha yakın bir hayat…
Mevlid Kandili, gönüllerimizdeki karanlıkları aydınlatan bir başlangıç olsun.
Kırgınlıklarımız son bulsun.
Dargınlarımız barışsın.
Yetimler sevinsin.
İhtiyaç sahiplerinin yüzü gülsün.
Ve en önemlisi, Hz. Muhammed’in (sav) güzel ahlakı hayatımızda yeniden hayat bulsun.
Kandiliniz mübarek olsun.
Asıl kandilin gönüllerimizde yanması dileğiyle…



Benzer Haberler
Kandiller Bir Vesile, Asıl Mesele Gönüllerdeki Kandili Yakabilmek
BAŞKAN PALANCIOĞLU'NDAN MEVLİD KANDİLİ KUTLAMA MESAJI
TALHA BORA ÖGE VE ORKESTRASI MELİKGAZİ’DE UNUTULMAZ BİR AKŞAM YAŞATTI
KAZIM KARABEKİR’DE DEV DÖNÜŞÜM ATAĞI İÇİN BUTONA BASILDI
KTO’DA ‘GLOBALDEN YERELE: KAYSERİ’ PANELİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
“ÇALIŞMALARI YERİNDE İNCELEDİK”
HAYDİ ÇOCUKLAR! EĞLENCE DOLU BU ŞENLİK TAM SİZE GÖRE!
KAYSERİ’DE AVCILAR KURS BEKLİYOR: KOCASİNAN HALK EĞİTİM MERKEZİ’NDE KURS TALEBİ