BU MİLLET BU İŞİN İÇİNDEN NASIL ÇIKACAK?
Güven mi kaldı, adalet mi, değerlerimiz mi? Her gün yeni bir tartışmayla uyanan toplum nereye gidiyor?
Artık gerçekten insanın kafası karışıyor. Hangi olayı konuşacağımızı, hangi soruna tepki göstereceğimizi şaşırmış durumdayız. Daha dün konuştuğumuz bir skandalın üzerine bugün yenisi ekleniyor. Toplum olarak gündemimiz o kadar hızlı değişiyor ki bir olayın hesabı sorulmadan başka bir tartışmanın içine sürükleniyoruz.
Peki bu millet bu işin içinden nasıl çıkacak?
Konya'da adliyede kamu malıyla kumar oynandığına ilişkin iddialar gündeme geliyor. Adaletin temsil edildiği, hukukun üstünlüğünün korunması gereken bir kurumda böyle bir iddianın konuşulması bile insanı düşündürüyor.
Kayseri'de hastanedeki kişisel verilerin sızdırıldığına ilişkin tartışmalar yaşanıyor. Vatandaş hastaneye gittiğinde sağlığını emanet ediyor. Peki kişisel bilgilerini kime emanet edecek? En mahrem bilgilerimizin dahi güvende olup olmadığı konusunda endişe duyuyorsak burada ciddi bir güven sorunu yok mu?
Yine Kayseri'de kamu ihalelerinin tek kişi etrafında şekillendiğine ilişkin eleştiriler ve tartışmalar gündeme geliyor. Kamu kaynakları milletin parasıdır. İhale sistemi de rekabetin, şeffaflığın ve eşit fırsatın güvencesi olmalıdır. Önemli olan yalnızca ihalenin yapılması değil, nasıl yapıldığı ve kamu yararının ne ölçüde korunduğudur.
Bir tarafta devletin zirvesinde fon tartışmaları, diğer tarafta sporda bahis ve İddaa tartışmaları... Futbolun heyecanına gölge düşüren iddialar, taraftarın güvenini sarsan gelişmeler... İnsan ister istemez soruyor: Güven duyacağımız alanlar nerede kaldı?
Eğitim camiasında öğretmenlerin kıyafetleri tartışılıyor. Elbette eğitimde disiplin, temsil ve mesleki sorumluluk önemlidir. Ancak eğitim sisteminin konuşulması gereken onca temel sorunu varken tartışmaların sürekli şekil ve görüntü üzerinden yürütülmesi de ayrı bir soru işaretidir. Öğretmenin itibarı, öğrencinin geleceği, okulların imkânları ve eğitimin niteliği daha fazla gündemimizde olamaz mı?
Diğer tarafta uyuşturucu haberleri, zina iddiaları, ahlaki yozlaşma tartışmaları ve toplumu sarsan olaylar... Her gün başka bir haberle karşılaşıyoruz. Aile yapısı, gençlerin geleceği, toplumsal değerler ve güven duygusu yeniden sorgulanıyor.
Peki bütün bunlar bize ne anlatıyor?
Asıl mesele tek tek olaylardan ibaret değil. Asıl mesele, toplumun ortak değerlerine ve kurumlarına duyduğu güvenin nasıl korunacağıdır.
Adalet kurumuna güvenmek istiyoruz. Hastaneye gittiğimizde bilgilerimizin korunmasını istiyoruz. Kamu kaynaklarının adil ve şeffaf kullanılmasını bekliyoruz. Sporun temiz kalmasını, eğitimin geleceğe umut vermesini, gençlerimizin uyuşturucudan uzak bir hayat kurmasını istiyoruz.
Bunlar lüks değil, vatandaşın en temel beklentileridir.
Bir ülkede vatandaşın en büyük kaygısı geçim derdiyle birlikte adalet, güvenlik, eğitim ve ahlak tartışmaları hâline geliyorsa oturup hep birlikte düşünmek gerekiyor.
Çünkü mesele yalnızca siyasetçilerin, bürokratların, kurum yöneticilerinin ya da birkaç kişinin meselesi değildir. Bu ülke hepimizin. Kamu malı hepimizin, hastaneler hepimizin, okullar hepimizin, adalet hepimizin güvencesidir.
Kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun, kamu gücünü kullanan herkes hesap verebilir olmalıdır. İddialar araştırılmalı, gerçekler ortaya çıkarılmalı, suçu sabit olmayan hiç kimse peşinen mahkûm edilmemeli; suç sabit olduğunda ise makamına ve konumuna bakılmaksızın hukuk işletilmelidir.
Artık toplumun yeni bir skandala değil, güven veren haberlere ihtiyacı var.
Çocuklarımızın geleceğini, gençlerimizin umutlarını, ailelerimizin huzurunu konuşmak istiyoruz. Birbirimize şüpheyle baktığımız değil, kurumlarımıza güven duyduğumuz bir ülkede yaşamak istiyoruz.
Her gün yeni bir tartışma, yeni bir iddia, yeni bir hayal kırıklığı...
Yeter artık!
Bu milletin gündemi sadece skandallar olmamalı. Bu millet geçim derdine çözüm, adalete güven, eğitimde kalite, gençlere umut ve geleceğe dair sağlam bir yol haritası bekliyor.
Ve artık şu soruya cevap verilmesini istiyor:
Biz ne zaman bu tartışmaların içinden çıkıp asıl meselelerimize döneceğiz?
Çünkü bu ülkenin insanı daha fazlasını hak ediyor.



Benzer Haberler
BU MİLLET BU İŞİN İÇİNDEN NASIL ÇIKACAK?
Arıkan: “Siyaseti Öncelikle Bir Ahlak Meselesi Olarak Görüyorum”
ÇARŞI MELİKGAZİ’DE KASIMPATI GÜNLERİ HEYECANI
VOLKAN KARASU: ENFLASYON VATANDAŞIN GÜNLÜK HAYATINDA EN AĞIR GÜNDEM MADDELERİNDEN BİRİ!
KAYSERİ’DE BÜYÜK YANGIN! İŞ YERİNDEN YÜKSELEN ALEVLER PANİĞE NEDEN OLDU
61 DÜKKÂN TEK İHALEYLE Mİ VERİLDİ? KAYSERİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NDE İHALE TARTIŞMASI!
VATANDAŞ ZAMMIN FATURASINI ÖDÜYOR, PEKİ YÜKÜNÜ KİM HAFİFLETECEK?
“BİRİLERİ FON HESABI YAPIYOR, YOZGATLI KIŞLIK HAZIRLIYOR”