antalya escort sakarya escort mersin escort gaziantep escort diyarbakır escort manisa escort bursa escort kayseri escort tekirdağ escort ankara escort adana escort adıyaman escort afyon escort> ağrı escort aydın escort balıkesir escort çanakkale escort çorum escort denizli escort elazığ escort erzurum escort eskişehir escort hatay escort istanbul escort izmir escort kocaeli escort konya escort kütahya escort malatya escort mardin escort muğla escort ordu escort samsun escort sivas escort tokat escort trabzon escort urfa escort van escort zonguldak escort batman escort şırnak escort osmaniye escort giresun escort ısparta escort aksaray escort yozgat escort edirne escort düzce escort kastamonu escort uşak escort niğde escort rize escort amasya escort bolu escort alanya escort buca escort bornova escort izmit escort gebze escort fethiye escort bodrum escort manavgat escort alsancak escort kızılay escort eryaman escort sincan escort çorlu escort
Telefon
WhatsApp
BİRAZ SİYASETTEN BAHSEDELİM İSTEDİK

Türkiye’de Siyaset ne anlamlarda kullanıldığını kişilerde neler çağrıştırdığını öğretmek demektir. Siyaset kelimesi kullanıldığı bağlama göre değişen bir anlama sahiptir. Burada siyaset yapmak kelimesi, karşısındakinin görüşünü değiştirmek, onu etkilemek amacıyla girişilen faaliyetleri ve söylenen sözleri ifade ederken aynı zamanda boş sözlerle kişileri etkilemeye çalışmayı ifade eder. Siyaset kelimesinin kökü Arapça “siyasa”dan gelir ve yönetmek, eğitmek, yetiştirmek anlamına gelir. At ve deve gibi hayvanların yetiştirilmesi ve terbiye edilmesi için kullanılmış olup, atları tımar eden kişiye de seyis denilmiştir. Şehir ve insanların yönetimi, onların müreffeh, iyi bir hayatı sürmelerini sağlama sanatı olarak siyasetin nasıl işlemesi gerektiğini anlatan eserlere de siyaset-nâme adı verilmiştir. Bunu okumayan siyaset yapamaz. bizim geleneğimizde siyaset bir yandan iyi bir toplum oluşturmak için yönetme sanatı ile ilgiliyken diğer yandan devlete karşı suç işleyen kamu görevlilerini cezalandırarak kamu düzenini sağlamayı ifade ediyor. “Siyaseten katl” ya da “siyaset” sözünün anlamı da ölüm cezasına işaret eder. Kamu görevlilerinin tarihi romanlarda, kitaplarda ve filmlerde sık sık söyledikleri “demek ki hakkımızda siyaset var!” ifadesi bu cezalandırmayı anlatır. Siyaset kelimesinin eşanlamlı olan olup, Polis kökünden türeyen Politika kelimesi ise, kökleri Eski Yunan düşünce geleneğine dayanmakta olup, kent devletinin yönetimi, devlet ile ilgili faaliyetleri anlatmak için kullanılır. Aristo (MÖ 384-MÖ 322), Politika adlı eserini yazarken, bir anlamda siyaset biliminin temel tartışma konularını da ele alarak insanoğlunun doğası gereği politik bir hayvan olduğunu belirtmiştir. Günümüzde siyaset tamamen menfi işlerde kullanılır hale gelmiş takımlaşma olgusuyla bütünleşmiştir. Yani biyerlerde dayın varsa siyasetçi olursun yoksa olamazsın. birazda siyasetin hoşgörüsünden bahsedelim. Genel olarak, bireysel hak ve özgürlüklerin merkezi konumu, demokratik toplumlarda kaçınılmaz olarak ortaya çıkan çoğulculuğa yapılan vurgu, bu çoğulculuk içerisinde ortaya çıkan farklı yaşam tarzlarına karşı saygı duyulmasına verilen önem ve benzeri unsurlar, günümüzde adaletin liberal bakış açısıyla nasıl teorileştirileceği ve prensiplerinin nasıl tanımlanacağı üzerindeki temel sınırlılıklar olarak tanımlanabilir. Bununla beraber, liberal adalet teorileri birçok liberal değeri de hesaba katmak zorundadır. Örneğin eşitlik, özgürlük, hukukun üstünlüğü, toplumsal işbirliği ve benzeri liberal değerler adalet tartışmalarında merkezi öneme sahiptir. Rawls’un adalet teorisi de bu unsurlar ve değerler üzerine kuruludur. Aslında Rawls (1993) adalet teorisini zaman içerisinde geliştirerek ve teorisini Political Liberalism [Siyasal Liberalizm] adlı eseriyle yeniden ele alarak, liberal gelenek içerisinde “siyasal liberalizm” olarak adlandırılan bir çerçeveye yerleştirmiştir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, Rawls’un çağdaş demokrasilerde ortaya çıkan çoğulculuğu temele alan ve bu çoğulculuk içerisinde ortaya çıkan her türlü doktrinin ve “iyi” anlayışının eşit ve özgür şekilde yer alabileceği adil bir düzenin nasıl mümkün olacağı sorusuna odaklanmasıdır (Rawls 1993: xviii). Rawls buradan hareketle siyasal liberalizmin bazı temel düşüncelerini geliştirir. Örneğin muhakeme zorlukları ve makullük gibi temel kavramlar siyasal liberal yaklaşımın temellerini oluşturur. Aslında Rawls’un savunduğu adil düzen, muhakeme zorluklarının bilincinde olan makul bireylere hayati derecede bağlıdır. Eğer bir toplum makul bireylerden oluşmuyorsa, bu toplumun Rawls’un (1993) belirttiği gibi siyasal alanla sınırlandırılmış adalet prensiplerini oluşturması olası değildir. Fakat her ne kadar çoğunluk olarak makul bireylerden oluşsa bile, çoğulcu bir toplumda makullük tanımına girmeyecek bireyler ve doktrinler görmek de neredeyse kaçınılmazdır. O halde, Rawls’un tanımladığı gibi bir adil düzende makul olamayanların yeri nedir? En temel liberal değerlerden biri olan hoşgörü, bu durumda nasıl bir tavır takınmayı gerektirir? Siyasal liberalizmin kendine özgü bir hoşgörü anlayışı var mıdır?

 Zakir ALBAYRAK

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

Takım OM G M P
1 GS  Galatasaray 38 33 2 102
2 FB  Fenerbahçe 38 31 1 99
3 TS  Trabzonspor 38 21 13 67
4 İBFK  Başakşehir 38 18 13 61
5 KSM  Kasımpaşa 38 16 14 56
6 BJK  Beşiktaş 38 16 14 56
7 SVS  Sivasspor 38 14 12 54
8 ALNY  Alanyaspor 38 12 10 52
9 ÇRZ  Ç.Rizespor 38 14 16 50
10 ANT  Antalyaspor 38 12 13 49
11 GFK  Gaziantep FK 38 12 18 44
12 ADS  Adana Demir. 38 10 14 44
13 SAMS  Samsunspor 38 11 17 43
14 KYS  Kayserispor 38 11 15 42
15 HTY  Hatayspor 38 9 15 41
16 KON  Konyaspor 38 9 15 41
17 MKE  Ankaragücü 38 8 14 40
18 FKGK  Karagümrük 38 10 18 40
19 PNDK  Pendikspor 38 9 19 37
20 İST  İstanbulspor 38 4 27 16

Yazarlarımız

Kayseri Nöbetçi Eczaneler

E-Bülten Aboneliği