103 YIL GEÇTİ, PEKİ BİZ NEYİ ANLADIK?
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun…
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun…
Bir asrı aşan bir zaman… Mücadelelerle, fedakârlıklarla, kayıplarla ve yeniden ayağa kalkma iradesiyle geçen 103 yıl. Peki, aradan geçen bunca zamana rağmen Cumhuriyet'in hangi şartlarda kurulduğunu, kimlerin neye karşı mücadele verdiğini ve bu mücadelenin hangi değerler uğruna yapıldığını gerçekten anlayabildik mi?
İnsan bazen tarihin içinden geçer ama tarihten ders almaz. Yıllar geçer, nesiller değişir, dünya değişir; ancak bazı sorular aynı yerde durmaya devam eder. Kimin neyi savunduğunu, kimin hangi değerler için mücadele ettiğini ve yaşananların gerçek anlamını sorgulamadan konuşmak, geçmişi bilmek değil, yalnızca geçmişin içinden geçip gitmektir.
Cumhuriyet, kolay kazanılmış bir miras değildir. Bir milletin bağımsızlık iradesinin, özgür yaşama kararlılığının ve kendi geleceğini belirleme hakkının eseridir. Yoklukların, savaşların ve büyük fedakârlıkların ardından kurulan bu düzen, yalnızca bir yönetim değişikliğinden ibaret değildir. Aynı zamanda vatandaşlık bilincinin, eşitliğin ve millet iradesinin temelini oluşturan tarihî bir dönüm noktasıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde yürütülen bağımsızlık mücadelesi, bize bir ülkenin geleceğinin başkalarının kararlarına bırakılamayacağını gösterdi. Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte egemenliğin millete ait olduğu ilkesi, devlet yönetiminin temel dayanaklarından biri hâline geldi.
Ancak bugün dönüp kendimize sormamız gereken önemli bir soru var: Cumhuriyet'in ilanının üzerinden 103 yıl geçmişken, biz bu büyük mirasın sorumluluğunu ne kadar taşıyoruz?
Cumhuriyet'i anlamak, yalnızca bayrak asmakla, törenlere katılmakla veya yılda bir kez kutlama mesajları yayımlamakla sınırlı değildir. Cumhuriyet'i anlamak; hukukun üstünlüğünü, adaleti, fırsat eşitliğini, düşünce özgürlüğünü ve insan onurunu önemsemektir. Cumhuriyet'i yaşatmak, farklı düşüncelere sahip insanların aynı ülkenin eşit vatandaşları olarak bir arada yaşayabilmesini savunmaktır.
Ne yazık ki bazen tartışmaların gürültüsü içinde asıl mesele gözden kaçıyor. İnsanlar birbirleriyle mücadele ederken neyi savunduklarını, hangi değerleri korumaları gerektiğini ve ortak geleceğin nasıl kurulacağını unutabiliyor. Oysa bir toplumun gücü, yalnızca geçmişte kazandığı zaferlerle değil, o zaferlerin anlamını bugün ne ölçüde yaşattığıyla da ölçülür.
103 yıl önce verilen mücadele, yalnızca bir toprak parçasını koruma mücadelesi değildi; bağımsız yaşama ve geleceğini kendi iradesiyle belirleme mücadelesiydi.
Bugün bize düşen görev, geçmişin kahramanlıklarını sadece anlatmak değil, o mücadelenin anlamını gelecek kuşaklara doğru aktarmaktır. Tarihi kişisel hesaplaşmaların, günlük siyasi tartışmaların ve dar çıkarların gölgesinde bırakmadan değerlendirmektir. Çünkü tarih, yalnızca geçmişte yaşananları değil, bugünkü tercihlerimizin sonuçlarını da anlamamıza yardımcı olur.
Cumhuriyet'in 103. yılında mesele, kimin kendisini daha fazla Cumhuriyetçi ilan ettiği değildir. Asıl mesele, Cumhuriyet'in temel değerlerini ne kadar anladığımız, bu değerlere ne kadar sahip çıktığımız ve gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakmak istediğimizdir.
Bir asırdan fazla zaman geçti. Takvimler değişti, kuşaklar değişti, şartlar değişti. Fakat bağımsızlık, adalet, özgürlük ve eşitlik arayışı önemini koruyor.
103 yıl geçti… Peki, biz gerçekten neyi anladık?
Belki de artık birbirimizi suçlamadan önce tarihi anlamaya, birbirimizi ötekileştirmeden önce ortak değerlerimizi hatırlamaya ve Cumhuriyet'i yalnızca sözlerle değil, davranışlarımızla da yaşatmaya ihtiyacımız var.
Çünkü Cumhuriyet, geçmişten kalan bir hatıradan ibaret değildir. Bugünün sorumluluğu, yarının emanetidir.
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlığımız ve Cumhuriyetimiz için mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
Yaşasın Cumhuriyet!
— Köşe Yazısı



Benzer Haberler
103 YIL GEÇTİ, PEKİ BİZ NEYİ ANLADIK?
“CUMHURİYET, BAĞIMSIZLIĞIMIZIN VE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜN EN GÜÇLÜ SİMGESİDİR”
Volkan Karasu: “Cumhuriyet, Milletimizin Bağımsızlık İradesinin En Güçlü Eseridir”
TUNCER KÜÇÜKTEN 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI
GÜLSOY: “CUMHURİYETİMİZDEN ALDIĞIMIZ İLHAMLA ÜRETEN, BÜYÜYEN VE KALKINAN TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
ERÜ’DE GERÇEĞİNİ ARATMAYAN DEPREM VE YANGIN TATBİKATI
FON TASFİYE KANUNU RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANDI! 455 BİN YATIRIMCI İÇİN YENİ DÖNEM
ERÜ’DE MEME KANSERİ FARKINDALIĞI: “ERKEN TANI HAYAT KURTARIR”